lush


Alışveriş, Gelenler, İnenler

IMG_3139-2Ne markalar çekti gitti ülkemizden… Kimler geldi, kimler geçti. Ama bu sefer gelenlerden bahsetme zamanı. Her para verdiği şeyi en ufak ayrıntısıyla internette ifşa etme gereği duyan biri değilim ama bu sefer bir toplu alışveriş yazısıyla yazayım ki sonra hepsinden teker teker bahsetmek zorunda kalmayayım.


Lush – Cupcake

IMG_2595-2Uzun zamandır merak etsem de Lush mağazalarında hiç denk gelemediğim bir maske Cupcake. Lush’ın taze maskelerinin çoğu koruyucu madde içermediği için buzdolabında tutulması gerekiyor. Zaten 1 aylık bir ömürleri var. Sanırım bu yüzden mağazalara az miktarda yolluyorlar ve hemen tükeniyor.

Normalde Superdrug’ın tek kullanımlık maskelerini kullanıyorum ya da saf kili lavanta suyu muyu artık önüme ne gelirse karıştırarak uyguluyorum. Gayet de işe yarıyorlar. Onlar dururken Cupcake biraz gereksiz oldu. Fakat karma-yağlı cilt tipime uyduğu ve çok övüldüğü için bir şımarıklık yapıp alayım dedim. Tabii çantamda yamuk taşıdığım için içindeki yağ biraz aktı ve ayrıştı, hafiften mundara çevirdim zavallı maskeyi. Şu anda (alalı 1 aydan fazla oluyor) kupkuru ve kaskatı halde. Son kullanma tarihini azıcık geçirmiş de olsam henüz cildimde bir sorunla yaratmadı. Ama hala bitmedi yani, napalım, atmaya kıyamadım yarısı duruyorken. Düzenli olarak haftada 2 kere kullanılırsa -bol kepçe- 1 ayda bitebileceğini tahmin ediyorum. Ama ben kim, cilt bakımında bir şeyi düzenli kullanmak kim…

DEVAMINI OKUYUN>>


Lush – Buche de Noel

IMG_9183 (2)Lush’ın Angels On Bare Skin‘i başta olmak üzere bütün killi yüz temizleyicilerini ne kadar sevdiğimi her fırsatta söylüyorum. İçeriklerinde katkı maddeleri, sert kimyasallar vs olmaması çok cazip. Noel’e özel koleksiyonlarına Buche de Noel gibi konsepte uygun killi bir temizleyici koymuşlar. Taa geçen sene bu zamanlarda almıştım. Şimdilerde yine Lush’ın her kış satışa koyduğu koleksiyonu gelmiş sanıyorum ve Buche de Noel internet sitesinde henüz bitmemiş gibi gözüküyor. Geçen sene kullanıp bitirdiğim ama koleksiyonun yerinde yeller estiği Şubat ayında bir post hazırlamak gereksiz görünmüştü. Bugün ise tam zamanı galiba. Tabii aradan 1 sene geçtiği için çok ayrıntılı yorumlar yazamayacağım.


Lush – Imperialis

IMG_0486-2Fotoğrafa dolma parmaklar, çizgili avuçlarla müdahale etmeyi pek sevmem aslında ama bu aralar eğilmek bana yasak. Haliyle bir şeyleri herhangi bir yüzeye koyup makro çekimler yapmayı tercih edemeyeceğim. Bende bulunan -adını hep yanlış yazdığım- Imperialis nemlendirici sadece sample olduğu  için Lush’tan bir görsel koyabilirdim buraya, ama onu da çok soğuk ve samimiyetsiz buluyorum. İdare ediverin artık.

Yağlı-karma cildimden bahsedince görevliler genelde Imperialis’i veriyorlar. Hatta geçenlerde bir tanesi Enzymion tavsiye etti, bakalım. İlk başta Lush’ın yağlı kremlerinin ne kadar hafif olabileceğinden şüphe etmiştim ama bu krem gerçekten de öyle yağlı tabaka bırakmıyor, çok çabuk emiliyor. Kıvamlı bir yapısı olsa da cildin yüzeyinde silikonlu bir hissiyatı olmuyor (ki zaten içeriğinde silikonlar yok). Bu yüzden ciltte kayıp gitmekten çok hemen emilmeye başlıyor. Normalde krem konusunda elini hafif tutan ben bile bol bol kullanmama rağmen yapış yapış olmuyor. Hiç nemlendirmediği anlamına gelmiyor tabii bu; pullanmaları azaltıyor, gerginliği azaltıyor. Yine de çok kuru ciltler için yeterli gelmeyebilir.

DEVAMINI OKUYUN>>


Lush – Tea Tree Water

IMG_0292-2Popular Toner diyor ambalajında. Eh, ben de Tea Tree Water’a gelen övgülere aynı şekilde dayanamayıp bir denemek istedim bu toniği. Bu kadar popülerse bir bildiği vardır insanların diye düşünüyorsun. Ama Urban Decay Naked palet gibi  bu da sanki fazla mı abartılıyor?

Çay ağacı yağı sivilcelere iyi gelmesi ve antiseptik özellikleriyle biliniyor. Bende de büyük oranda iyileşmiş, ama azmasından korktuğum minik sivilceler var. Ayrıca yağ salgılamayı pek seviyor. Ben de tonikleri seviyorum. Bu yüzden Tea Tree Water’ı da sevdim. Zaten yağlı ve normal ciltlere öneriliyor. Ambalajında gözenekleri kontrol ettiği yazmış, ben bunu pek gözlemleyemedim kendimde. Yağı kontrol ettiğini de gözlemleyemedim. Peki ne gözlemledim?


Lush – Aqua Marina

IMG_0258-2“O pembe temizleyiciyi alacaktım ben”. Wishlistimde çok uzun süre dursa da, hergün lavabonun üzerinde ismini görsem de bir türlü ezberleyemedim ismini. Aqua Marina o ve her fırsatta bahsettiğim Lush’ın killi temizleyicilerine olan sevgimden yola çıkarak serideki her ürünü denemek için verdiğim kararın başlangıcı. Tabii bir de Buche de Noel var denediğim, ama o yılda bir kez (evet, Noel’de) çıkan bir temizleyici olduğu için sonbaharda yazacağım postunu. Almayı düşünenler için zamanlaması bir işe yarar en azından. Yine de denediklerimin içinde en sevdiğim hep Angels on Bare Skin olarak kalacak.