Yalan. Külliyen yalan. Nasıl dünya üzerindeki her kuaföre giden insan evladı buna inanıyor anlamıyorum. Şimdi de o beklenen soru gelsin. “Sen kuaförlerden daha mı iyi bileceksin?” Tabii ki daha iyi bilemeyeceğim ama kendi saçımın gözüme soka soka bana anlatmaya çalıştığı bazı gerçeklere mi inanayım yoksa her ay saçımızı keserek ticaret yapan mesleğin mensuplarına mı? Ha desinler ki, kırıkları alınmış, düzenli kesilen saç daha sağlıklı uzar ve gür görünür, o zaman lafım yok kendilerine. Ki ne yazık ki bilim de saçımın bana anlattığından yana: o makas etkisiz eleman.

En kötüsü de bazıları sırf uzasın diye ayda bir kırptırır saçını. Ah be güzel kardeşim, ne zaman gördün o saçın uzadığını? Üzerinden 10 yıl geçse de saçın aynı boyda kalacak o uzayan yerleri kestirdiğin sürece. Hadi itiraf et, “benim saçlarım bir garip, çok yavaş uzuyor” diyorsun hep mazeret olarak değil mi?





Saçını uzatmak istiyorsan, sağlıklı görünmesini umursamayayıp sadece ve sadece uzun olmasını istiyorsan, kestirmemekten başka çözüm yok gibi gözüküyor. Bir de belki sağlıklı, dengeli beslenmek filan. Bu hiç şaşmaz çünkü. Hepimizin de bildiği gibi saç diplerden uzar ve uçlardaki atraksiyonlar kafa derimizin içindeki o kökçüklerin hiç umrunda olmaz. Kökleri güçlendirmek, dökülmeleri azaltmak, saç kalitesini arttırmak vs için saçı kestirmekten daha garanti yöntemler var, bakım yağları ve serumları uygulamak gibi. Boya/açıcı gibi kimyasallardan uzak durmak, fön/maşa tarzı ısı gerektiren işlemleri en aza indirmek, saçı sımsıkı toplamaktan ve hergün yıkamaktan kaçınmak vb saç sağlığını korumada büyük rol oynayan başka unsurların olduğunu söylüyor uzmanlar. Ama saçı uzasın diye kestirmek, halk erotik video izlemesin diye Youtube’a erişimi yasaklamak gibi bir şey değil mi?

Üniversitede saçlarımı omuzlarımdan belime birkaç sende uzattım ve her ay o kadar boyaya, kimyasala, benim bakımsızlık paspallıklarıma rağmen durmadı, yoluna devam etti. Saçı poposuna değen kime sorarsanız sorun hiçbiri size her ay kestirmeye gittiğini söylemeyecektir. Çoğusu yıllardır saçına makas değdirmediği gibi bazısı da en fazla yılda bir iki santim kestiriyordur. Ya da benim gibi güvensiz tipler uzun saç görünce gözünde yıldızlar uçuşan kuaförün iki santimi yirmi santim diye yuvarlayacağını bildiği için kendi saçını kendi kesiyordur. Üstelik bu saçı kıçındagillerin saç kalitesi hiçbir zaman insan içine çıkamayacak kadar kötü olmaz -Elidor reklamlarının saçlarını ahenkle dalgalandıran rötuşlu taşbebeklere benzemeyecekleri gibi.

Saçımızı uzatalım, sağlıklı görünsün diye ara sıra kestirelim, bakımlar makımlar yaptıralım. Güzel şeyler bunlar. Ama her ay 10 cm uç aldırıp saçım neden uzamıyor diye ağlamasak şahane olacak, benden söylemesi.

%d bloggers like this: