554b64b48fcbe

Bu nasıl belirsiz, ucu açık ve herkese göre değişen bir sorudur aslında. Bana göre ise, bazı ürünlerinde sapına kadar doğal, bazı ürünleri market markalarından farksız. Lush kimi zaman çok abartıldığı gibi kimi zaman çok hakkı da yeniyor. Hepimiz çıbanın başının parabenler ve SLS’ler olduğunun farkındayız. Ama Lush bunları kullanıyor diye diğer ‘doğal olmayan’ markalardan farksız mı demek?

Önce doğal, bitkisel ve organik terimlerini açıklamak istiyorum ki bazı taşlar yerine otursun. Aslında açıklamaya çalışarak mantıklı bir şey yapmış olmayacağım çünkü piyasada bu terimler rastgele kullanılıyor ve gerçekten belli tanımları yok. Çoğunu kategorize edemiyoruz. Kimyada karbon bazlı anlamına gelen ‘organik’, tarımcılıkta bu sıfatı haketmek için hibrit tohum ve tarım ilaçları kullanmamak, toprağı 3 yıl dinlendirmek gibisinden kriterlerden geçmek zorunda. Bu yüzden Ekolojik Pazardakiler gibi sertifikalı yetiştiricileri tercih etmek en mantıklısı oluyor ki güvenebilelim. Sertifika almak hiç kolay değil, bir kere çok masraflı. Fakat belli kriterlere uyunca güvenilir denetleyici kurumlar tarafından organik gıda olarak etiketlenebiliyorsunuz. Kozmetikte ise bunu yapan bazı sertifikalar var, resmi websitelerinden kriterlerini inceleyebilirsiniz (örn. Ecocert). Bu yüzden kozmetikte ‘organik’, yine organik tarım ürünlerinden elde edilen, sentetik maddelerin oranının sınırlandırıldığı içeriklerden oluşuyor. %100 güvenebilmek için sertifikalarına bakmak gerekiyor. Kozmetik sertifika ve logoları hakkında daha ayrıntılı bir yazı için şuraya bakın.

Doğal ve bitkisel olayına gelirsek, işte bu tamamen markanın insiyatifine ve müşterinin uyanıklığına kalmış. Günümüzde bir pazarlama aracı bu kelimeler ne yazık ki. Bir kere sıradan vatandaşın ‘doğal’dan anladığı şey, bağdan bahçeden toplanmış bir takım otlarla bilmemnelerle yapılmış kozmetik. İyi de, bu olay sertifikalı organik kozmetiklerde bile yok. Kozmetik dediğin şeye bozulmaması için, kıvamını ayarlamak için ve binlerce başka sebeplerden dolayı sentetik madde konulmak zorunda -ki sentetikler her zaman kötü olmak zorunda değil. Fakat hiç kuşkusuz en büyük kandırıkçılığı ürünlerini chemical-free diye etiketleyen üreticiler yapıyor. Kimyasaldan kaçamazsın ki! Mesela cildimize oramıza buramıza pek iyi gelen X ekstratı, aslında bir takım işlemlerden geçmiş X bitkisinin kimyasal hali zaten. Ha tabii bitkisel olarak pazarlanmış kozmetikler de çoğu zaman sentetik kimyasallar da içeriyor.

Bir de doğadaki-herşey-yararlı-değildirciler var. İyi de, kozmetik hatta ilaç sektöründe kullanılan maddelerin çoğunun kökeni zaten doğada yararlı olduğuna inanılan şeylere dayanıyor zaten. Laboratuvarda kendiliğinden mucizevi bir şekilde çıkıvermiş değiller. Alerji vs bakımından bahsediyorsak, evet, laboratuvar sentetikleri -özellikle dermokozmetik markalarının araştırmalarıyla- cildin hassasiyetini bozmaması için en yüksek teknolojiler kullanılmış süpersonik maddeler olabilir. Ama ne kadar iyi oldukları bakış açısına göre değişir.

Eğer derimize ne sürdüğümüzü önemsiyorsak, içeriklerin, latince terimlerin ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor, ambalajın üzerinde “hedehödö-free” yazana körü körüne inanmaktansa. Bundan sonra kozmetiğinde ne tercih edeceği kişiye kalmış. Ben kendi adıma konuşayım, sadelikten yanayım. Dermokozmetik ürünler istediği kadar hipoalerjenik olsun. İçerik listesindeki yüzlerce uzun latince kelime beni soğutuyor. Çoğu şeyin doğal bir alternatifi bulunurken diğerlerine ihtiyaç duymuyorum.

Tekrar Lush’a dönersek, evet, Paraben ve SLS kullanıyorlar. Ama ben markettekilerden pek de farklı olmayan duş jelleri ile içinde katkı maddesi bulunmayan killi temizleyicileri aynı kefeye konulsun istemiyorum. Biraz araştırma yaparsanız, aslında fazlaca popüler olmuş duş/banyo ürünlerinden çok cilt bakımı ürünlerinde ne cevherler yattığını göreceksiniz. Keza çoğusunun pek ilgilenmediği o rujlarının içeriğine kimse bakmıyor; halbuki böcek, öcü katkı maddeleri, balık pulu gibi saçma maddeler yok aslında. Yine katkısız (buzdolabında saklanmazsa bozulan) yüz maskeleri sanki ev yapımı DIY kozmetik gibi. Keşke nemlendiricilerinin bolca yağdan oluşan içeriğinde paraben olmasa mesela. Yağları sevmeyenler var, biliyorum. Ama sentetik silikonların yaptığı şeyi (nemi cilde hapsetmek) başarmakla kalmayıp cildi de besliyorlar. Burada yağ konusu kişisel tercih tabii. Paraben de istediği kadar %1’lik olsun, o kadar yararlı şeyin arasında sırıtıyor. Tabii ki koruyucular bu tarz kozmetiklerin bozulmaması için gerekli bir şey. Fakat şurada da bahsettiğim gibi, diğer koruyucuların daha az zararlı olduğu henüz kanıtlanmadı.

Lush’ı savunuyor gibi göründüysem aldanmayın. Çünkü cidden burun kıvıracağım, sırf doğal etiketi yapıştırılmış diye yüksek fiyatlara satıldığını düşündüğüm, 3-5 liralık alternatiflerinden çok da farkı olmayan ürünlerle dolu mağazası. Ama bir yerlerde gizlenmiş, güzel ve ‘doğal’ ürünlerini de bulabiliriz.

Yine gereksizce uzun yazmamın amacı, sırada 3 Lush postuna “ya Lush o kadar doğal değil, inanma onlara” yorumlarını öngörebiliyor olmam. Tabii ki bu konu, yukarıda 20 kez söylediğim gibi, bakış açısına göre değişebilecek bir şey olduğu için bu tarz yorumlara da saygı duyuyorum. Sonuçta ben de gayet subjektif bir yazı yazdım. Benim baktığım açıdan bakmak zorunda değilsiniz. Ha bu kadar kafa patlatmaya değer mi? Çok da değmez sanki? Ama yazmış bulunduk (hala işsizim).

10
Yorum Bırakın

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ArgentinianBeauty
Ziyaretçi
ArgentinianBeauty

Ay Sawakooo!! ^__^ Ben American Cream’ı kullanmıştım yıllar önce, 100 gr’lık kullanmıştım, minicikti. Etiketinde ise sülfat görmüştüm :S Ürünlerin yapım aşamasını izliyorum. Hepsi doğal ürünlerden yapılıyor ve tabii ki videolara paraben koyma aşamasını koymuyorlar. Aslında bende pek emin değilim :S

cyborg
Ziyaretçi
cyborg

Hiç izlemedim o videoları:)

ArgentinianBeauty
Ziyaretçi
ArgentinianBeauty

Lush’ın web sitesinde bazı ürünlerin videolarını koyuyorlar. Yorum yazma bölümünün diğer kısmına. Fair Trade Honey şampuanın yapımı izle, adamlar şampuana bir kazan bal atıyorlar resmen :)

cyborg
Ziyaretçi
cyborg

Ha yok gördüm onları ama hiç ilgimi çekmemiş play tuşuna basmamışım:D Bakarım bir o zaman. İksir-yemek yapımı gibi bir şey olacağını tahmin ediyorum eheh

Didem
Ziyaretçi
Didem

okuyucularını nasıl da tanımış bak :) evet büyük ihtimalle çemkirenlerden biri de ben olurdum :)

cyborg
Ziyaretçi
cyborg

Tahmin edebiliyorum:P

Sakine Sakız
Ziyaretçi
Sakine Sakız

Ben çok kavga ettim bu latince bilgim yüzünnden satıcılarla ya bu kozmetik mağazalarnda yok tutturmuş doğal diyor e bunda parfum var hanımefendi diyorum ama doğal diyor ya canım diyorum 4 yııl ben bu saçları latinceyle ağarttım bi bırak ben bakıyıım içeriğine beğenirsem alırım elbet ne lüzumu var zorlamaya sonra pis bakışlar yiyorumm ya. İşin özü şu her markanın her ürününün çok iyi olduğunu görmedim ben Lushta da olur böyle şeyler ordakiilerle de tartımışlığım olduğu içiin ordanda pek bişi almmyorum ben zaten içerisinde paraben olan bir şey almıyorum ama bazı ürünleri gerçekten iyi:) Sonuçta her doğalım ben diyen markada olabilecek sorular bunlar.Benim en iyi bulduğum markalarda biri aveseena içeiği güüzel ama fiyatlar işte:/

cyborg
Ziyaretçi
cyborg

Evet ne yazık ki hep bir kandırma politikası var. Çoğu kişi paraben SLS var mı diye bakıyor yoksa güvenli sanıyor ama diğer maddelere de bakmak lazım. Tabii ki Lush’ın paraben politikası saçma ama iddia ettikleri kadar doğal ürünleri de var, evet;) En azından çok bitkiselim deyip bir tane yararlı madde koymaya tenezzül etmeyen markalardan iyidir. Onlardan da çok var etrafta maalesef. Ben latince hiç bilmiyorum ama mecburen her maddeyi teker teker araştırıyorum işte. Hep uyanık olmak zorunda bırakıyorlar insanı.

j.d.
Ziyaretçi
j.d.

İşte benim düşüncelerim dedim okuduğumda! Doğal diyip onca paraya sattıkları ürünün içinde kimyasal görünce insan niye buna bu kadar para vereyim madem ben diyor..
Ha ama çok sevdiğim ürünleri yok mu, var :)

cyborg
Ziyaretçi
cyborg

Aynen, önemli olan kendi kriterlerini yaratıp doğru ürünü bulabilmek, değil mi?;)

%d bloggers like this: