ida kew bitkisel yüz temizleyici

Yine mi temizleyici yazısı? Üzgünüm, evet. Cilt bakımı ürünü olarak en çabuk bitirdiğim şey temizleyici galiba. Bol bol kullandığımından değil, diğerlerini daha az kullanıyorum sadece. Hepsini son kullanma tarihi geçmeden hemencecik bitirebilsem de blogun içeriğine de çeşitlilik katsam.


Ida Kew zamanında ilgimi çekmiş, denemeyi epeydir planladığım bir markaydı. Gönül isterdi ki kremlerinden falan deneyeyim ama o sırada sadece bir temizleyiciye ihtiyaç duyuyordum. Aklımda bulunan diğer markalarla fiyatının hemen hemen aynı olduğunu görünce önceliği kendisine verdim. Tabii böyle şeylerde maalesef unuttuğum bir unsur var ki aslında fiyat boyutunu çok değiştiriyor: miktarı. Almayı düşündüğüm diğer ürünlerin neredeyse yarısı kadar. Ha, bu bir şikayet gibi görünse de benim için çok büyük bir dezavantaj sağlamadı. Hatta beklediğimden çok farklı bir temizleyici çıkınca baharda sipariş verdiğim şeyi kullanmaya başlamak için sonbaharı beklemek zorunda kaldım. Çünkü sıradan bir köpüklü temizleyici ararken bol nemlendiricili, krem yapılı bir şey çıktı karşıma. Bunun iyi mi ya da kötü mü olduğu kişinin ihtiyaçlarına göre değişir. Bir de mevsime. En azından benim öyle oldu. Tüm yaz beklediğime değdi mi? Görelim bakalım.




Yapısı nasıl?

Köpüren bir temizleme jelinden ziyade yapısı temizleme sütüne daha yakın. Hiç köpürmediğini söylememe gerek var mı? Markanın SLS ve benzerlerini kullanmadıklarını biliyordum ama içeriğinde sabun görmüştüm, bu yüzden az biraz köpük bekliyordum doğrusu. Bana göre sabun, SLS gibi sert kimyasallara göre gayet de tercih edilebilir bir şey. Bilinçaltımı hala köpük = temizlik hissiyatından arındıramamış olduğum için sabunlu basit bir temizleyici bana yetiyor. Ida Kew’in bu temizleyicisi böyle değil, basit bir temizleyiciden uzak olduğu kadar içinde sert kimyasallar yerine faydalı yağlar ve hidrolatlar var. Ee, her şeyin bir bedeli var kuzum, öyle deterjanlı temizleyicilerden kaçınıp düzgün içerik istiyorsan köpükten vazgeçeceksin. Siz böyle konuştuğuma bakmayın, bu kısmı beni çok rahatsız etmedi aslında. Çok özlediğim, Türkiye’den giderek bizi boynu bükük bırakan Lush’ın Angels on Bare Skin temizleyicisine benzettim biraz. Tabii yapı olarak çok farklılar ama yüzü temizledikten sonra bıraktıkları o nemlenmiş hissiyat aynı.

Nasıl uyguluyorum?

Ida Kew temizleyiciyi biraz elime döküyorum, hiç suyla inceltmeden (çünkü zaten köpürmeyecek) tüm yüzüme uyguluyorum ve duruluyorum. Yüzümü gıcır gıcır temiz bırakmıyor, ince bir yağ tabakası kalıyor ama havluyla silince pek bir şey kalmıyor, tertemiz oluyor. Hani son zamanların popüler söylemi “sağlıklı ışıltı” var ya, işte kesinlikle yağlı görünmeden daha parlak görünüyor cilt.

Temizliyor mu?

Bence temizliyor ama herkes temizleyicisine farklı görevler verdiği için buna kesin bir cevabım da yok. Mesela makyaj temizlemeyi hiç denemedim ve tamamen silip atacağını pek sanmıyorum. Ben önce bir yağ ile makyajımı çıkardıktan sonra temizleyiciyle duruluyorum. Herkesin rutini farklı tabii. Ida.Kew benim için özellikle sabah yüzümü yıkarken ideal. Eğer havalar çok soğuk değilse sayesinde sabahları nemlendiriciyi es geçebiliyorum. Tabii sert kış zamanında yeterli olmayabilir. Akşam makyajımı çıkarırken şurada bahsettiğim Marilou Bio temizleyici ile dönüşümlü kullanıyorum, yoksa sonbaharın pastırma sıcaklarında, hele bir de üzerine nemlendirici eklersem Ida.Kew ağır gelebiliyor.

Beğenmediğim Yönleri Neler?

Genel olarak memnuniyetimi ifade ettim ama bir özelliği var ki tekrar almaktan vazgeçirecek kadar illallah dedirtti. Herhangi bir pompası ya da içerideki ürünü alabileceğimiz bir zamazingosu yok. Cam şişeyi pek afilli yapmışlar ama ağzı öylecene açık, bir tek kapak var. Üstelik akışkan bir kıvamı olmadığı için elime damlatmakta çok zorlanıyorum. Ya fazla ürün geliyor ya da az. Özellikle sabahları kullandığımı göz önünde bulundurursak hiç pratik olmamasını maalesef dezavantajlar hanesine eklemek zorundayım. Bir de kokusu var. Bitkisel kokulardan hoşlanmayanlar bu arkadaşla da pek anlaşamayabilir ama bana göre ağır parfümlü kokulardan iyidir. Parfüm kötü birşey. Artık organik ürünlerde bile yapay koku talep etme alışkanlığımızdan kurtulsak keşke.

İçeriği nasıl?

İçeriğine hiçbir itirazım yok, yukarıda bahsettiğim Lush Angels’tan beri bu kadar faydalı içerikli bir temizleyici kullanmamıştım:

Aqua (Distile Su), Aloe Barbendensis (Aloe Vera) Jel, Hamamelis Virginiana (Hamamelis) Hidrosolu, Lavandula Angustifolia Distillate (Lavanta Suyu), Rosa Damascena Distillate (Gülsuyu), Glycerin (Bitkisel Gliserin), Castile Soap (Zeytinyağlı Sabun), Tocopherol (E Vitamini), Citrus Bergamia (Bergamot) Yağı, Citrus Medica Limonum (Limon) Yağı, Rosmarinus Officinalis (Biberiye) Ekstresi, Pinus Sylvestris (Çam) Yağı, Rosmarinus Officinalis (Biberiye) Yağı, Ascorbic Acid (C Vitamini).

Hayvanlarda test ediliyor mu?

Bu kısmına değinmeden bırakmayacağımı biliyorsunuz. Leaping Bunny ya da Peta sertifikaları bulunmadığı için ayrıntılı bilgi alma amacıyla mail atmıştım. Verdikleri cevapta bu konuya hakim olduklarını görmek beni sevindirdi. Özetlemek gerekirse, kendilerinin ya da hammadde tedarikçilerinin hiçbir aşamada hayvan testi yapmadıklarını söylüyor Ida Kew. Ayrıca sürdürülebilir üretimi desteklemek adına butik işletmelerden hammadde alımı yaptıklarını ve bu hammaddelerin Ecocert, IMO, Fair Trade ve Soil Association sertifikaları bulunduğunu iddia ediyor. Sonunda “biz doğalız” iddasının altını doldurabilen, bilinçli bir muhatapla karşılaşabildik.

Nasıl temin edilir?

Ida.Kew’in bu yüz temizleyicisini lilakutu’dan aldım, fiyatı 45 tl. Tekrar alırdım da, ah o şişesi…

Yorum Bırakın

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: