Hayvanlarda deney yapan ve yapmayan markalar hakkında bilgi sahibi olabileceğimiz kaynakları artık hepimiz ezberledik. Peta ve Leaping Bunny, bu markalarla resmi olarak irtibat halinde olduğu için cruelty free sertifikalarına güveniyoruz. Market raflarında ilgimizi çeken bir şey olduğunda hemen listelerini inceliyoruz. Bu listelerde adı geçmeyen markalar söz konusu olduğunda iş biraz daha değişiyor. Elbette hepsinin hayvanlarda test ettikleri anlamını çıkarmak absürt olurdu. Aynı zamanda dikkatle yaklaşılması gereken bir konu olduğunu da inkar edemem. Sosyal medyada, bloglarda sürekli cruelty free olarak anıldığı halde şüphe uyandıran markalardan bahsetmenin zamanı geldi de geçiyor.

Türkiye’de marka seçeneğimiz kısıtlı olduğu için olabildiğince fazla cruelty free seçenek arayışındayız doğal olarak. Fakat ambalajda rastladığımız her tavşan logosuna ve “biz hayvanları çok seviyoruz” iddiasına kanmamak gerektiğine şurada ayrıntılarıyla değinmiştim. Bir markanın hayvanlarda test edip etmediğini anlamak için sadece “ürünlerimizi asla hayvanlarda test etmiyoruz” açıklamasını baz almak kesinlikle yeterli değil. Markanın içeriklerinin hangi testlerden geçtiğini, tedarikçilerinin ne tür deneyler yaptığını araştırmak gerekiyor. Bu cevaplar kaçamak olmamalı, hayvanseverlik kalkanıyla konudan sapmamalı, belirsiz ve genelleyici üslup barındırmamalı. Bir de hayvan deneylerinin çoğunlukla mecburi tutulduğu Çin’de satış yapmıyor olmalı. Bize yardım edecek Peta ve Leaping Bunny olmadığı için bu soruların kesin ve net cevaplarını almadan bir yargıya varmak doğru değil. Unutmayın, kozmetikte hayvan testlerinin başını çeken Loreal dahi “ürünlerini” hayvanlarda test etmediğini söylüyor -ki bu iddia gerçek. Ama cruelty free olduğu anlamına kesinlikle gelmiyor.

Resmi cruelty free sertifikasına sahip olmayan markalar hakkında siyah-beyaz bir yargıya varmak imkansız. Bu yüzden herkesin kendi araştırmasını yapıp kendi kriterlerine göre davranması en uygunu bana sorarsanız. Bu yüzden blogumda her seferinde cruelty free/vegan açıklamasına yer veriyorum ki sizin kriterleriniz için yeterli olup olmadığını rahatça sorgulayın. Bir yandan da daha bireysel cruelty free listelerinin paylaşımda olduğunu görünce tabiri caizse afakanlar basıyor. İyi niyetli olduğunu çok iyi biliyorum ama gri alanda kalan markaları “test ediyor” ve “test etmiyor” şeklinde kategorilendirerek yaymanın doğru olmadığını düşünüyorum. Eski okuyucular hatırlar, yaklaşık 4-5 yıl önce ben de bu tarz bir liste hazırlamıştım. Fakat yargılarımın başkalarıyla örtüşmeyeceğini bir takım hoş olmayan tecrübeler sonucunda anladım. Tabii yazılı ya da görsel her unsurun internetten asla silinmemesi mevzuu var. 5 yıl önce cruelty free olarak bilinen birçok marka şimdi hayvan testleri yapıyor olabilir. Bu yüzden markalarla olan yazışmalarını şeffaf bir şekilde okuyucularına aktaran güncel bloglar ve resmi kuruluşların yayınlağı listeler dışındaki bilgilere %100 bağımlı kalmama taraftarıyım. Aynı zamanda bunları geri dönüşü olmayacak bir şekilde dolaşıma sokmak riskli bir hareket. İnanın bana, ben de zor yoldan öğrenmek zorunda kaldım.

Sosyal medyada %100 cruelty free olduğu iddia edilerek paylaşılan markaların bazıları hakkında şüphelerim var ve bence bunları bilmek isteyebilirsiniz. Bunları “gri alan” diye nitelendireceğim ki, kendi kararınızı kendiniz verin.

Himalaya

Türkiye’de cruelty free kozmetik tanıtan herkes sanıyorum en az 1 kez Himalaya paylaşımı yapmıştır. Ambalajlarında “vegan ve vejetaryenlere uygundur” tarzı bir açıklama yer alıyor, websitelerinde ise “hayvanları çok seviyoruz, onlara asla zarar vermeyiz” gibi iddialar bulunuyor. Markaların ne kadar yanıltıcı olabileceğinin, ve müşterilerin de bunlara nasıl gözü kapalı inanıverdiğinin en güzel örneği olarak Himalaya’yı gösterebilirim size. Oysa websitesinde biraz araştırma yaptığınızda aslında medikal alanda üretim yaptıklarını öğrenebilirsiniz. Biliyorsunuz, eğer medikal araştırmalar yapılıyorsa bu süreçte hayvanların denek olarak kullanılması çok büyük ihtimaldir. Bu konuda Avrupa Birliği yasalarının bile eli kolu bağlı. Ki bu bizi bir başka noktaya getiriyor. Avrupa’da üretilen kozmetik markaları bir nebze güvenilir olabilir ama Himalaya Asya bazlı bir firma. Katı kuralların uygulandığı Avrupa’da satışı da yok. Asya ve Uzakdoğu‘da hayvan deneyleri konusunda belli bir standart uygulanmıyor, herhangi bir yasak da söz konusu değil. Bu markaların hiçbir kısıtlama olmadan hayvan deneyleri uygulayabileceği anlamına geliyor. Mesela alım gücü düştüğü için Türkiye’ye organik/doğal etiketi altında ithal edilen Uzakdoğu mallarında artış var. Ekstra dikkatli olunması gerekiyor..

Çok uzattım, sadede geliyorum. Himalaya, ürünlerinde olmasa da araştırmalarında hayvanları kullandığını zaten kendisi belirtmiş durumda. Şuraya bakarsanız in vivo (hayvan üzerinde) testlerden in vitro (yapay doku üzerinde) testlere geçiş için henüz geliştirme sürecinde oldukları yazılı. Ayrıca hayvan sağlığı araştırmalarında yine hayvanlarda deney yapıldığı ayan beyan açıklanmış. Karar sizin.

(Güncelleme: Bu konuda birkaç soru geldiği için düzeltme yapacağım. Himalaya’nın Amerikan/Avrupa ayağı Leaping Bunny sertifikalı cruelty free. Ancak bize gelen ürünler farklı ve Asya’da geliştirilmişler. Bu yüzden Türkiye’de satılan markayla Leaping Bunny’de gördüğümüz markanın farklı olduğunu varsayarak yaklaşmamız gerekiyor.)

Rossmann (Rival de Loop, Alterra, Isana)

Himalaya örneğinden sonra Rival de Loop’u görmek biraz şaşırtıcı olabilir. Bu markanın hayvanlarda deney yaptığı konusunda net şüphelerim olmasa da veganlar için tek seçenek olarak gösterilmesini pek doğru bulmuyorum. Veganların bu markaya olan tuhaf bağlılığının sebebi tabii ki ambalajdaki Vegan Society sertifikası. Ama vegan sertifikalarından bahsettiğim yazıda görmüşsünüzdür, bunlar hayvan testleri için %100 güvenilir bir kaynak değil. Rival de Loop, Alterra, Isana vb birçok markanın araştırma ve geliştirmesini yapan Rossmann ve birlikte çalıştığı laboratuarlar, AB yasalarını uyguladıkları için “ürünlerinde ve içeriklerinde” test yapmadıklarını varsayabiliriz. Oysa yeni içerikler oluşturulurken bu yasaların eli kolu bağlı olduğunu biliyoruz. Kendileri şu an yeni içerik gelişiminde de test etmediklerini iddia etseler de 2012’de yazdıkları bir Facebook beyanı toksikoloji deneylerinde hayvan kullandıklarını belirtiyor (görüntülemek için tıklayın). Rossmann’ın hangi beyanına inanacağınız size kalmış bir durum ama kesinlikle cruelty free saymak için fazla çelişkili buluyorum ve gri alanda değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Özetle şunu demek istiyorum: bazı ürünlerinde vegan sertifikası bulundurması Rossmann markalarını %100 güvenilir yapmaz. Bu sadece bazı ürünlerde hayvansal madde bulunmadığını gösterir. Hayvanlar söz konusu olduğunda en yetkin ünvan vegan olmak sayılmayacağı gibi, bu sertifika da hayvanlara hiç zarar verilmediği anlamına gelmiyor. Cruelty free sertifikalı markaların vegan formüllü onlarca seçeneği bulunurken Rossmann markalarında ısrar etmek neden? Üstelik çok fazla reklamı yapılmayan diğer harika markalar eninde sonunda Türkye’den çekiliyor ve seçeneklerimiz azalmaya devam ediyor. Sizi bilmem ama ben şüphemi çeken Rival de Loop yerine cruelty free sertifikalı, çevreci markaların vegan formüllerine şans vermeyi tercih ederim.

Watsons

Yine sıklıkla sorulan, ve “aa ben Watsons’ı hayvanlarda test etmiyor sanıyordum” tepkilerini aldığım bir marka. Watsons zaten Uzakdoğu bazlı bir market zinciri. Aynı adı taşıyan kendi ürünleri de Çin dahil birçok Uzakdoğu ülkesinde satılıyor. Çin’de satılan ürünlerin çoğu da hayvanlarda test ediliyor. Bu yüzden Watsons cruelty-free değil, Leaping Bunny vb birçok kuruluş da zaten bunu iddia ediyor.

Farmasi

“Ürünlerimizi hayvanlarda test etmiyoruz” uyarısını her fırsatta gözümüze soktukları için insan sorgulama gereği duymuyor belki de. Geçenlerde bir Farmasi kullanıcısı bana mesaj attı ve Farmasi  broşüründen bir kesitin fotoğrafını paylaştı. Bu broşürde Çin’in de içinde bulunduğu birçok ülkede satış yapıldığı yazıyordu. Elinde bu tarz bir katalog vb tanıtım belgesine sahip olanlar varsa bunu doğrulayabilir sanıyorum. Kendilerine mail attığımda Çin’in Urumçi bölgesinde satışları olduğunu doğruladılar. Yeni içerikler geliştiren bir marka olduğundan dolayı (kendileri toksikoloji deneyleri uygulamıyorsa dahi) Çin’de hayvan deneylerine tabi tutulacakları aşikar.

Splat

Ambalajındaki “animal-friendly” iddiasıyla epeyce şaibeli görünen o tavşan logosunu bir kenara bırakalım. Websitelerinde orjinal Leaping Bunny logosu edinme sürecinde olduklarını yazmışlar. Ne var ki bu iddia Gratis’te satılmaya başlandığı birkaç yıl öncesine kadar dayanıyor. Hala LB sertifikası alamayışları kendi başına bir şüphe unsuruyken Çince websitesi benim için bardağı taşıran son damla. Bu siteden Çin’deki bilimum satış noktalarını görebilirsiniz. Şöyle bir şey var, Çin’deki hayvan deneyleri yasası bir ölçüde esnetildi, buradaki her marka deney yapmak zorunda değil. Ama Splat hayvan deneyleri konusunda fazlasıyla şaibeli argümanlar üretmişken pek de dürüst ve güvenilir olduklarını düşünmüyorum. Desert Essence diş macunu varken Splat’i seçmeye hiç gerek yok doğrusu.

WhiteGlo

WhiteGlo biraz da sembolik olarak burada. Cruelty free olduğu iddia edilen buna benzer birçok marka var ama hepsine yetişmem mümkün değil. Öncelikle bu tarz bir reklam markasına güvenebilmek için kesinlikle resmi bir sertifika ararım. Bu yüzden WhiteGlo’yu cruelty free iddialarıyla görmek beni şaşırtmıştı. Biraz araştırınca tahmin ettiğim gibi Çin’de satıldığını öğrendim. Dediğim gibi, bu hayvan testlerine mecbur bırakıldıkları anlamına gelmeyebilir. Ama tıpkı güneş kremi gibi ağız bakım alanında hayvan deneyleri daha serbest olabiliyor. Çoğunlukla kozmetik değil medikal kategorisine giriyor çünkü. Cruelty free sertifikalı markaların ürettiği diş macunları haricinde ağız bakım ürünlerine güvenilmemesi taraftarıyım. Ama yine de karar sizin.

17 thoughts on “Cruelty-free Sanılan Markalar”

  1. Cruelty free diye düşünmeden aldığım markalar var aralarında ciddi anlamda çok şaşkınım ve üzgünüm. Çok daha dikkatli olmak gerekiyormuş demek ki marka seçiminde. Gerek yabancı dil konusunda tıklandığım için gerek firmaların sertifikaları/web sitesindeki açıklamaları hakkında net bilgi sahibi olmadığım için kuzular gibi inanıyordum her açıklamaya, peşine düşmüyordum. Hangi markaya güvenip alacağımı şaşırmış durumdayım şuan. Elinize sağlık harika yazılar paylaşıyorsunuz. ❤

    1. Kesinlikle şüpheci olmak lazım çünkü markalar müşterileri olmamız için her türlü palavraları atabilir. Bu yüzden satır aralarını iyi okuyabilmek, net cevaplar talep etmek gerekiyor. Bizi “hayvanları çok seviyoruz” diyerek yanıltmalarına izin vermeyelim. Eğer şüphe duyduğunuz bir marka, yabancı dil engeline takıldığınız bir durum olursa seve seve yardımcı olurum^_^

  2. Hey,
    Ciddi blogunun ciddi içeriğinin altına ciddiyetten uzak, kişisel ama gönülden bir yorum atıyorum:
    Seni özledim. Blog yazmayı özledim. Blog dünyasını, komşuluklarımızı özledim. Blogunun dönüşüp geldiği hale bayılıyorum ve kıskanıyorum. Hatta senin blogunla kendiminmiş gibi gurur da duyuyorum. Benimkinin belli bir konsepti olmadığından böyle bir dönüşüm olamazdı ama sıfırdan böyle sağlam içerikli bir site sahibi olmayı çok istiyorum.
    Çok yoğun geçireceğim önümüzdeki bir ayın peşinden bu konuda bir şeyler yapmayı planlıyorum.
    O ara fikir alışverişi yapalım mı?
    Alışveriş bir tarafa bir yerlerde oturup, bir kahve içelim mi?
    Ay böyle de ne biçim yorum oldu. Peşine tam şunu eklemelik ”So call me …..”
    Yok ben sana mail atacağım, instagram hesabı açıp stalklarken like atacağım ya da. Bir şekilde haberleşiriz
    Sevgiler ve öpücükler (Evet öpücükler. Ya ne olacağıdı?)

    1. Ben de seni çok özledim <3 Arada bir geliyorsun sonra izini kaybettiriyorsun yine gizemli gizemli. Gözlerim hep arıyor valla.

      Ya güzel sözlerin için teşekkürler. Sen de biraz üstüne düşsen müthiş işler çıkaracağına %100 eminim.

      Süper olur. Öyleyse senden haber bekliyorum gizemli kız. Benden de bol bol öpücük ^3^

  3. Ben de Himalaya’nın hayvanlar üstünde tes yapmadığını sanıyordum. :(
    Açıkçası her aldığım üründe buna dikkat etmiyorum ama elimde iki seçenek varsa cruelty free ürün seçmeye özen gösteriyorum, içim daha rahat oluyor vs. Koskoca markanın satış stratejisi için insanları böyle kandırması iğrenç yalnız! Sloganlara güvenip almamak lazım demek ki…

    1. Aslında bizlere ışık tutup farkındalık yaratması gereken bu sloganlar kimi zaman çok yanıltıcı olabiliyor maalesef. Bir parça dikkat gerekiyor, aksi takdirde “hayvanları çok seviyoruz” diyerek işin içinden sıyrılıyorlar. Markaların stratejileri satmak ne de olsa. Uyanık olmak yine bize düşüyor.

    1. Rival de Loop yazmamın sebebi en bilinen Rossmann markası olması. Sanıyorum Rival de Loop, Isana ve diğerleri de aynı laboratuarlarda üretiliyor. Bu yüzden ayrı ayrı ele alamayız diye düşünüyorum. Eğer deney yapıyorsa hepsi için geçerlidir. Ama yukarıda dediğim gibi, deney yaptıkları kesin değil. Bu benim yorumum. Gri alana da bu yüzden koydum, siz kendiniz karar verin diye.

  4. @vegantavsan splatın vegan ürünleri oldugunu yazmıştı. Araf tayım :| Flormar ve Himalaya Herbal hakkında ne dusunuyorsun? Çünkü flormar Çin’deki mağazasının olduğunu kabul etti ve mağazasının olduğu bölgede hayvan deneyi yapmak zorunlu değilmiş yani hala deney yapmadıklarını iddia ediyorlar.

    1. Splat ve Himalaya hakkında ne düşündüğümü yukarıda ayrıntılarıyla açıkladım, onları okur musun? Başka birisi başka türlü diyorsa kendi yorumudur, bu da benim yorumum. Ancak markaların beyanlarının %100 güvenilir olmayabileceğini, ambalajdaki logoların yanıltıcı olabileceğini de belirtmem lazım. Artık hangi yorum aklına yatarsa ona inan, hatta kendin araştırman en güzeli.

      Çin’in Hong Kong bölgesinde deney mecburiyeti yok. Aynı zamanda yeni içerik üretmeyen, yıllar önce hayvanlarda test edilmiş eski formülleri kullanan markaların Çin’de ayrıca deney yapmak zorunda olmadıkları doğru. Ama Flormar’ın ne gibi ürünler geliştirdiğini bilmiyoruz, hangi bölgede mağaza açtıklarını da. Cruelty free sertifikası yok, cf olmayan Yves Rocher tarafından satın alınmış, ürünlerinin çoğu vegan değil… Büyük bir kayıp sayılmaz (en azından benim için). Sonuç olarak siyah beyaz bir durum değil, epey belirsiz. Herkes kendi kriterlerine göre karar vermeli diyorum.

    1. Bu güzel bir haber ancak Peta iyi bir kaynak olsa da tam anlamıyla güvenilir değil. Mesela Note Kozmetik de Peta’nın cruelty free listesinde ama Çin’de satılıyor. Hala işin aslını tam olarak öğrenebilmiş değiliz. Farmasi bu Çin’deki satış mevzusuna tatmin edici bir açıklama getirmediği sürece gri alanda kalmaya devam edecek.

  5. Paylaşım için teşekkürler Farmasi iki sene önce sitede yer alan tavşan logosunu kaldırdığından beri güvenmiyorum. İçerik çok güzel olmuş emeğinize sağlık.

  6. Merhabalar, yazdığınız blogu bu işlerle profesyonel anlamda uğraşan biri olarak ciddi derecede takdir ediyorum, bu kadar ince eleyip sık dokuyan cruelty free destekçileri görmek beni çok mutlu ediyor.Yanlız, bir konuda argümanınızı detaylandırmak isterim.Vegan society logosu sadece vegan içeriğe değil hiç bir hayvan sömürüsü türünü (hayvan testi, direk hayvanın kendisinden elde edilen içerik ve hatta elde edilmesinde dolaylı yoldan hayvanların yer aldığı her tür içerik ) barındırmayan ürünlere verilir ve benim kişisel fikrimi sorarsanız peta veya flipping bunny’den daha detaylı bir inceleme ve daha zorlu bir logo verme süreçleri var (detay için : https://www.vegansociety.com/your-business/vegan-trademark-standards) Bu logoya sahip ürünlerin bu bakımdan gri bölgeye girmek için fazla nitelikli olduğunu düşünüyorum ve kişisel tercihim sadece cruelty free ürünleri değil bu logoya da sahip olan ürünleri tercih etmek oluyor. Diğer yandan, tabi ki Rossman’in politikasındaki açıkları görmezden gelemeyiz, tıpkı NYX’in, ne kadar cruelty free olsa da, Loreal bünyesinde olduğunu görmezden gelemeyeceğimiz gibi…Ben de bireysel olarak,sizin yaptığınız gibi, çok daha güvenilir bulduğum alternatif markalarla çalışmayı tercih ediyorum.Ama bu alternatifler kısıtlı kaldığında,mevzu hem vegan logosuna sahip hem temiz, toksik olmayan içerik sahibi,hem doğa dostu ve bunları makul bir fiyatla sunan ürün bulmaya geldiğinde Rossman’in pek çok tercih sunduğunu sanırım hiçbirimiz inkar edemeyiz.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Elbette içinde vegan geçen bir tanıma güvenmek istiyorsunuz, ben de vegan olduğum için anlıyorum sizi. Ancak serbest piyasa -maalesef- böyle işlemiyor. Vegan society ya da diğer sertifikalandırma kurumlarının belirli prosedürleri var ve bizler gibi idealist açıdan yaklaşma, kendilerine başvuran firmaları derinlemesine araştırma gibi misyonları yok. Vegan sertifikası ürüne veriliyor, hayvan deneyleri konusu ise Vegan Society’nin sertifika kriterlerinden daha kapsamlı. Daha önce şuradaki yazımda da bahsetmiştim, vegan logosuna sahip olan bir ürün otomatikman cruelty free olmuyor. Cruelty free’nin çevirisi zulümsüz olduğu için kafa karıştıyor ama piyasada “hayvanlarda test edilmemiş” anlamına geliyor sadece. Logical Harmony’de de kapsamlı bir yazı var, kendisi güvenilir bir blogger’dır.

      Tabii ki güveneceğiniz kurumları ya da markaları siz kendiniz seçersiniz, tamamen size kalmış. Ancak vegan logosunun nitelikli firmalara verilmesi pek doğru sayılmaz, kendilerine başvuran firmalara veriliyor en nihayetinde. Zamanında Oriflame bile vegan serisi çıkarmıştı (ki Çin’de hayvan deneyleri yapan bir marka). Tabii spesifik olarak vegan society’den mi almışlardı net hatırlamıyorum. Bu yüzden Leaping Bunny ve Peta onayı hayvan testlerine odaklandığı için bu alanda daha güvenilir. Tabii ki Leaping Bunny onaylı markaların ürün formülleri hayvansal madde dolu olabilir. Maalesef bu işlerin handikapı da bu. Her şey biz tüketiciye kalıyor. Umalım ki hem cruelty free hem de vegan sertifikalı markalar artsın.

      Nyx’e gelince, onun hayvanlarda deney yapmadığı Rossmann’dan daha net bir durum. Loreal’e bağlı olması rahatsız edici ama deney yapmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Ayrıca Rossmann (ve yukarıdaki birçok markayı) başka güvenilir kaynaklar ile de bir türlü teyit etmek mümkün değil. Sebeplerimi zaten yukarıdaki yazımda sundum, tekrar tekrar yazmama gerek yok sanırım.

      Makul fiyatlar konusunda haklısınız elbet. Benim itirazım tek vegan seçeneğin Rossmann markalarındaymış gibi sunulması, birçok hem cruelty free hem de vegan ürünlere sahip marka varken sadece Rossmann’a (ve yukarıdaki diğer markalara) odaklanılması ve facebook grupları vb sosyal medyada bu şekilde yayılması. KESİN olarak cruelty free olup olmadığı belli olmayan, güvenilir kaynaklarca teyit edilemeyen (Vegan Society hayvan deneyleri alanında size güven veriyorsa karışamam tabii) bir markayı napalım seçenekler kısıtlı diye paylaşmak bana doğru gelmiyor. Ya da paylaşanların da bu ayrıntıyı belirtmelerini tercih ederdim ki eksik/yanlış bilgilendirme olmasın.

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.