Bilinçli Alışveriş


Cruelty-free Sanılan Markalar

Hayvanlarda deney yapan ve yapmayan markalar hakkında bilgi sahibi olabileceğimiz kaynakları artık hepimiz ezberledik. Peta ve Leaping Bunny, bu markalarla resmi olarak irtibat halinde olduğu için cruelty free sertifikalarına güveniyoruz. Market raflarında ilgimizi çeken bir şey olduğunda hemen listelerini inceliyoruz. Bu listelerde adı geçmeyen markalar söz konusu olduğunda iş biraz daha değişiyor. Elbette hepsinin hayvanlarda test ettikleri anlamını çıkarmak absürt olurdu. Aynı zamanda dikkatle yaklaşılması gereken bir konu olduğunu da inkar edemem. Sosyal medyada, bloglarda sürekli cruelty free olarak anıldığı halde şüphe uyandıran markalardan bahsetmenin zamanı geldi de geçiyor.


Cruelty Free ve Vegan Alışverişi Kolaylaştıracak Mobil Uygulamalar

cruelty-free-vegan-alisveris-icin-mobil-uygulamalar

Hayvanlarda test etmeyen markaları ve vegan ürünleri tercih etme kararı aldıktan sonra her alışverişte yaşanan sıkıntıyı biliyorum. Acilen çıkan bir ihtiyaç için hızlıca markete girip bir şeyler kapıvermek, rengi göze hoş gelen ruju rastgele seçmek, indirim izdihamlarında hiç hesapta olmayan şampuanla kasaya yürümek bizler için imkansızdır. Benim için önüme sunulanı sorgulamak ister istemez bir yaşam tarzı haline geldiği için artık alıştım. Aslına bakarsan kendince avantajları da var, çoğu zaman ihtiyacın olanı ya da zaten günlerdir planladığını alıp gereksiz harcamaları minimuma indirgemiş oluyorsun. Ama tabii ki işler her zaman böyle yürümüyor. Bütün Peta ya da Leaping Bunny listesini ezberlemek her yiğidin harcı değil. Neyse ki teknoloji artık gelişti.

Akıllı telefon ve internetin kullanımı bu kadar yaygınlaşmışken cruelty free ve vegan mobil uygulamaların eksik kalacak hali yok. Alışveriş yaparken sıkıntı stres yapmayalım, ince eleyip sık dokuma zamanımız olmadığında eve gelip vicdan azabından kıvranmayalım diye güzel güzel app geliştirdiler. Birini beğenmezseniz diğerini denersiniz, ya da benim gibi hepsini birlikte kullanırsınız. DEVAMINI OKUYUN>>


Kozmetik Ürününün Vegan Olduğu Nasıl Anlaşılır

kozmetigin-vegan-oldugu-nasil-anlasilir

Bir kozmetik ürünü paylaştığımda vegan olup olmadığını hangi kriterlere göre karar verdiğim sıkça soruluyor. İçim rahat olsun diye araştırma yaparak alışveriş yapıyorum ama tabii ki bu konuda otorite sayılmam. Herkesin kendince farklı kriterleri bulunuyor ve ben her seferinde kendi kriterlerim konusunda şeffaf olmaya çalışıyorum ki okuyucular da kararını buna göre versin. Her zaman dediğim gibi, sosyal medya, bloglar, forumlar ve internetteki rastgele bir bilgi yanıltıcı olabilir. Bu yüzden herkesin “vegan” ya da “cruelty free” etiketini kendisinin oluşturması gerektiğini düşünüyorum.


Tavşan Logolari ve Hayvan Testleri

Her geçen gün hayvanlar üzerinde test etmeyen firmalara yönelen kişiler görüyorum ve artmasına o kadar mutlu oluyorum ki! Hele hele bazı tanınmış bloggerlar bunu yapınca çok daha etkili oluyor tabii ki. Yalnız bu konuda çok fazla bilgi kirliliği olduğunu üzülerek görüyorum. Blogumda her postta, yeri gelince hatırlatmaya çalışıyorum fakat illa ki benzer şeyler dönem dönem karşıma takrar çıkıyor. Mecburen sık sık aralıklarla tekrarlamak zorunda kalıyorum ben de. O yüzden uzun zamandır takip eden arkadaşları uyarayım, bugün de yeni haberlerle gelmedim. Ama cruelty free arayışına yeni katılmış arkadaşlar için önemli gördüğüm bazı şeyleri paylaşacağım.


Rujlardaki Balık Pulları ve Böcekler

Özellikle “rujlarda bulunan balık pulları” konusu her haber sitesinin yılda en az bir kez yayınlamayı sevdiği bir efsanedir. Ama sonuçta kozmetik ve gıda endüstrisi o kadar iğrençleşti ki adamlar legal olsa zehir koyacaklar ürünlerine, bu yüzden balık pullarına, böceklere şok olmak fazlaca naif bir tepki. Fakat ben bunu ciddiye almak zorundayım çünkü vejetaryenim, balık ve böcek yemiyorum, pullarının ve cesetlerinin de yaladığım bir şeyde bulunmasını istemiyorum, ürün adı altında bana pazarlanmasını istemiyorum.

Önce her renkli kozmetik postumda bahsettiğim karmin’den gideyim, ya da bizim içeriklerde gördüğümüz ecnebi ismiyle CARMINE. Kaktüslerde yaşayan cochineal böceklerinin dişilerini ya da yumurtalarını ezince kan gibi kırmızı bir renk ortaya çıkıyor. Tabii ki buna bir takım kimyasallarlar daha eklenerek yasaların kullanılmasına izin verdiği karmin gıda boyası elde ediliyor. ‘Doğal’ kırmızı renklendirici sınıfına için vücudumuza verdiği herhangi bir zarar bulunmamış, hatta sentetik versiyonlarının daha tehlikeli olduğu söyleniyor. Yani işin sağlık kısmını merak edenlerin buradan sonrasını okumasına gerek yok. Fakat şöyle bir gerçek de var ki 100000 böcekten ancak 1 kilo boya yapılabiliyor. Alt tarafı ruj, kaç gram konuluyor olabilir ki canım? Öyle değil işte gülüm. Karminin kullanım alanı çok geniş. Et, reçel, yoğurt, dondurma, kola, hatta gelen şikayetler doğrultusunda kaldırılmak zorunda kalan Starbucks içeceği de dahil her türlü kırmızı gıdada var bu karmin. Tabii ki jöle ve jelatin gibi yapay gıdalarda özellikle çok kullanılıyor. Tekstil sektöründe artık ihtiyacı karşılayacak kadar kırmızı boya üretilemeyeceği için (ki bu yüzden eski çağlarda kırmızı rengi asiller giyerdi) sentetik kırmızı boyar maddeler kullanılsa da bazı liflerde daha iyi sonuç verdiği için hala kullanılabiliyor. 100000 böcekten 1 kg boya çıkıyorsa, eh biz de dünyada pek kabileler halinde yaşayan küçük nüfuslar sayılamayız tabii. Devamlı gıdadır, rujdur, giysidir bir şeyler tüketiyor bu milyarlarca insan. Oradan hesabı siz yapın artık, benim matematiğim kötüdür zaten. DEVAMINI OKUYUN>>


Kozmetik Ürünlerdeki Logolar ve Sertifikalar

Ambalajlarda gördüğümüz bu logolara kimimiz dikkat ediyor, kimimiz etmiyor. Herhangi bir logo gördüğümüzde içimiz rahatlıyor; organik, doğal, cruelty free vs olduğunu varsayıyoruz, bir kurum tarafından denetlendiği için güvenerek alıyoruz. Peki bu logolar ne anlama geliyor, ürünler hangi standartlara göre sertifikalanıyorlar? Raflarda en çok karşılaştıklarımızdan kısaca bir bahsedeceğim.

Untitled